TÜKETİCİ KİMDİR?
u Tüketici
kavramı 6502 sayılı kanunun 3. maddesinde tanımlanmıştır. Söz konusu madde
gereğince tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlar ile hareket eden
gerçek veya tüzel kişidir.
u Tüketicinin
bir mal veya hizmetten nihai olarak faydalanması gerekmektedir. Alınan mal veya
hizmetin tekrar piyasaya sunulması ya da ticari veya mesleki faaliyetler için
kullanılması halinde tüketicinin varlığından söz edilemeyecektir.
u Örneğin
bir avukatın şehir dışı duruşmasına gitmek için otobüs bileti alması halinde ya
da içecek fabrikasından başka kişilere satmak için
içecek alınması halinde tüketicinin varlığından bahsedilemeyecektir.
u Tüketici
kriterinin belirlenmesinde kişinin yaşı, eğitim durumu vs gibi hususlar önem
arz etmemektedir. Tüketicinin belirlenmesi genç bir kişi ile yaşlı bir kişi
arasında okur yazar olmayan biri ile üniversite mezunu arasında bir fark
yoktur. Yeter ki kişi, mesleki ve ticari olmayan amaçlar ile hareket etsin,
mesleki ve ticari olmayan amaçlar ile hareket eden bir kişi tüketici olarak
kabul edilmektedir. Yukarıda duruşması
için şehir dışına giden
avukatın otobüs bileti olması
örneğinde eğer avukat olan kişi işinden bağımsız olarak tatil amacıyla otobüs
bileti almış ise bu halde tüketicinin varlığından söz edilebilecektir.
u Kâr amacı
gütmeyen dernekler, vakıflar, meslek odaları tüketici örgütleri ise tüketici
olarak kabul edilebilecektir. Eğer kâr amacı gütmeyen dernek ya da vakıf
amacını gerçekleştirmek için bir ticari işletme işletirse ve bu ticari işletme
için işlem yaparsa bu halde tüketici olarak kabul edilemeyecektir.
u Ticari
şekilde işletilmeyen kamu tüzel kişilerin diğer şartları da taşıması ile
tüketici olarak kabul edilebileceği ileri sürülmektedir.
u TTK’nın
16/I. maddesi gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek ve ticari bir
şekilde işletilmek üzere devlet, il özel idaresi, belediye ve diğer kamu tüzel
kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlar tacir olarak kabul edilmediği
için bu nitelikteki kamu tüzel kişileri diğer şartları da taşımak kaydıyla
tüketici olabilecektir. Ancak TTK’nın
16/II. maddesi gereğince Devlet, il özel idaresi, belediye, köy ile diğer kamu
tüzel kişileri ile kamu yararına çalışan dernekler ve gelirinin yarısından fazlasını
kamu görevi niteliğindeki işlerde harcayan vakıflar, bir ticari işletmeyi ister
doğrudan doğruya ister kamu hukuku hükümlerine göre yönetilen ve işletilen bir
tüzel kişi eliyle işletsinler kendileri tacir sayılmayacağı için bu nitelikte
ki tüzel kişilerin tüketici olması mümkündür.
u Yargıtay
13. Hukuk Dairesi’nin 2004/11573 E 2004/19219 K sayılı ilamına göre; ‘4077
sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesinin ( e )
bendinde tüketici; "Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan
amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak
tanımlanmıştır: Davalı ... Dekanlığı, davacının sunmuş olduğu hizmetten mesleki
amaçlarla yararlanmakta olup anılan Yasada tanımlanan "tüketici" tanımına
uymadığından olayda 4077 sayılı Kanun hükümlerinin değil, Borçlar Kanununun
genel hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu itibarla, davada görevli mahkeme
Tüketici Mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Av. Arb. Mustafa ÖZKAN