Taraflar arasındaki tazminat
davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın
kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde
taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup
düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 06.07.2012 günü ortak
çocukları Hüma Banu Deniz ile birlikte davalı Koçtaş Yapı Marketleri Tic. A.Ş
tarafından işletilen Korupark/ Koçtaş Yapı marketine alışveriş yapmak
amacı ile gittiklerini, bu sırada sabitlenmemiş ve gerekli güvenlik önlemleri
alınmamış vaziyetteki teşhir ürünü bir lavabonun küçük Hüma Banu'nun üzerine
düşerek yaralanmasına sebebiyet verdiğini, bu olay nedeniyle çok büyük korku
yaşadıklarını, elem duyduklarını, küçük Hüma Banu Deniz'in halen bu olayın etkisi
ile büyük alışveriş merkezlerine gitmek istemediğini ileri sürerek;
Metin Tuğrul Deniz için 5.000,00TL, Tuba Deniz için 5.000,00TL, Hüma Banu Deniz
için 5.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal
faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar
verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini
dilemişlerdir.
Mahkemece, davacılar Metin Tuğrul
Deniz ve Tuğba Deniz tarafından açılan davanın reddine, davacı Hüma Banu
Deniz'in açtığı davanın kabulü ile 5.000,00TL manevi tazminatın olay tarihinden
işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen
tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz
edilmiştir.
1-Dava, davacıların alışveriş yapmak
amacıyla bulundukları davalı şirkete ait yapı marketinde düşen lavabo nedeniyle
çocuklarının yaralanması nedeniyle oluşan zararın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarihte
yürürlükte bulunan 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun
3.maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket
eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet
piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki
amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya
tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık,
sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her
türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi
bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde
bakılacağını öngörmüştür. Görevsizlik konusu kamu düzenine ilişkindir.
Bir hukuki işlemin sadece 6502
Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan
uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki
işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan
birinin tüketici olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı şirket
tarafından sunulan alışveriş hizmeti sırasında davacıda oluşan sağlık
sorunu nedeniyle uğranılan zarar ile ilgili olarak taraflar arasındaki
ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. O halde,
uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına
göre tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava
dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası
incelenerek yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı
olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların
sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte
açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açılanan
nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer
olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1
maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 25/04/2018 gününde
oybirliğiyle karar verildi.