Davacı, Cevahir Alışveriş Merkezinde
bulunan Pull and Bear adlı mağazada alışveriş amacıyla dolaştıkları sırada
yanındaki kız arkadaşına laf atılması nedeniyle çıkan tartışmada kimliği
belirlenemeyen kişiler tarafından dövülerek yaralandığını ileri sürerek olayda
gerekli güvenlik önlemlerini almayan mağaza, AVM yönetimi ve AVM güvenlik
şirketi hakkında 10.000 TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, kendilerine husumet
düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacının uğradığı
haksız fiil karşısında güvenlik personelinin ve davalı şirketlerin herhangi bir
kusurlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karar
davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, alışveriş merkezinde
meydana gelen darp suretiyle yaralanma nedeniyle yeterli güvenlik önlemini
almayarak olayın meydana gelmesinde ve faillerin yakalanamamasında kusuru
bulunan AVM yönetimi, mağaza ve güvenlik şirketi hakkında manevi tazminat
istemine ilişkindir. Alışveriş Merkezleri son yıllarda yaygınlaşan,
çok çeşitli sayıda ve markada mal ve hizmet sunulan merkezler olup burada
bulundukları sırada tüketicilerin mal ve can güvenliklerinin sağlanması
bakımından ilgililerince her türlü önlemin alınması zorunludur. Somut olayda
davacının yanında kız arkadaşı ile alışveriş amacıyla davalı mağazada
bulunduğu sırada kız arkadaşına laf atılması nedeniyle orada bulunan ve
tanımadığı kişiler ile tartışmaya başladığı ve dört kişinin saldırısına
uğrayarak dövülmek suretiyle yaralandığı Şişli C. Başsavcılığı'nın 2009/54816
sayılı soruşturma dosyası ile sabittir. Davacıyı, mağaza içinde döverek
yaralayan kimliği belirlenemeyen dört kişiye olay esnasında müdahalede
bulunulmadığı gibi, hiç bir güvenlik engeli ile de karşılaşmadan alışveriş merkezinden
çıkarak gitmişlerdir. Mağaza ve AVM içinde güvenlik kamerası bulunmadığı için
davacıyı yaralayan kişilerin kimliğini tespit etmek de mümkün olmamıştır. Etkin
bir güvenlik kamerası sistemi kurmak ve çalışır halde tutmak, AVM'nin
büyüklüğüne ve müşteri potansiyeline göre yeterli sayıda güvenlik görevlisi
istihdam ederek hizmet verilmesini sağlamak AVM yönetiminin sorumluluğundadır.
Olayın meydana geldiği mağaza içinde de güvenlik kamerası bulunmadığı gibi,
mağazada gerçekleşen olayda derhal güvenlik birimleri ile iletişim kurularak
güvenilik görevlilerinin zamanında olaya müdahalesini sağlamayan mağaza
çalışanlarının da kusurları söz konusudur. AVM güvenlik şirketi ise güvenlik
hizmeti verirken AVM'nin herhangi bir bölümünde meydana gelebilecek olaya en
kısa sürede ulaşmasını sağlayacak tedbirleri almak, AVM içinde sağlıklı ve
etkin bir telsiz iletişim sistemi kurarak güvenlik zafiyeti oluşmasını önlemek,
AVM'lerin kapı güvenlikleri ile koordinasyonu sağlayarak faillerin AVM'den
çıkışlarını engellemek, meydana gelen olaylarda faillerin kimlik tespitlerini
yaparak kolluk kuvvetlerine teslim etmekle yükümlü olup somut olayda bu
önlemlerin hiç birinin gereği gibi yerine getirilmediği anlaşılmaktadır.
Davalıların, AVM'ye gelen tüketicilerin mal ve canlarının güven içinde
olmalarını, tehlikelerden korunmalarını sağlamak için gerekli önlemleri
almaması, sağladığı güven duygusunu boşa çıkarması hukuka ve M.K.nun
2.maddesinde yerini bulan dürüstlük kuralına aykırıdır. Tüm bu
değerlendirmelere göre davacının uğradığı haksız fiilin gerçekleşmesinde
davalıların kusurlarının bulunduğu gözetilerek uygun bir manevi tazminata
hükmedilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş
olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan
nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz edilen hükmün
davacı yararına BOZULMASINA, 22/02/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.