TÜKETİCİNİN AÇTIĞI PAKET TUR SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLI TAZMİNAT DAVASI - DAVALI ŞİRKETİN GEZİ İÇİN GEREKLİ ORTAMI SAĞLAMAYARAK SORUNLARIN YAŞANMASINA NEDEN OLDUĞU - DAVACININ YAŞAMIŞ OLDUĞU ÜZÜNTÜ VE STRES NEDENİ İLE KİŞİLİK HAKLARINA VE RUHSAL BÜTÜNLÜĞÜNÜN SALDIRIYA UĞRAMASINA NEDEN OLDUĞUNDAN VE SORUNLARIN YAŞANMAMASI İÇİN GEREKLİ TEDBİRLERİ ALMADIĞINDAN GEZİ DÜZENLEYEN ŞİRKETİN SORUMLULUĞU BULUNDUĞU - İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİ
ÖZET: Davacı taraf bu olay nedeni ile kişilik haklarından olan ruhsal bütünlüğün saldırıya uğraması nedeni ile manevi tazminat talep etmiş, davalı taraf manevi tazminatın şartlarından kişilik haklarına yönelik zedelenme olmadığından reddini talep etmiş, mahkemece manevi tazminat yönünden kabul kararı verilmiş olup, manevi tazminat bir olay sebebiyle duyulan manevi üzüntü ve zararın mümkün olduğu ölçüde giderilmesidir. Amaç, zarara uğrayanda bir huzur hissi vermektir. Bu nedenle manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Gemi seyahati esnasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde de belirttiği şekilde yemeklerden kaynaklı yolcukların sağlığı tehdit altında olduğu belirtilmiş, davalı şirketin gezi için gerekli ortamı sağlamayarak sorunların yaşanmasına neden olup, davacının yaşamış olduğu üzüntü ve stres nedeni ile kişilik haklarına ve ruhsal bütünlüğünün saldırıya uğramasına neden olduğundan ve sorunların yaşanmaması için gerekli tedbirleri almadığından gezi düzenleyen şirketin sorumluluğu bulunduğu, dava konusu olayın gelişimi ve yukarda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
(6100 S. K. m. 353, 355, 359, 362) (6502 S. K. m. 51, 73) (4721 S. K. m. 4) (
Paket Tur Sözleşmeleri Yönetmeliği m. 12)
İlk derece mahkemesinden verilen karara karşı davalı vekilince süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olup, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün işlerden olduğu anlaşılmakla, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davacının davalı şirketin düzenlediği gemi seyahati için başvuru yaparak 4.600 Euro ödediğini, gezi için ABD Miami şehrine uçakla gidilerek gemiye burada binildiğini, ancak gemide salgın hastalık olduğunu öğrendiklerini, gemide bazı ailelerin kamaralarından çıkmasının yasaklanarak karantina uygulandığını, bu durumun davacıyı ruhsal yönden olumsuz etkilediğini, davalı şirketin bu konuda hiçbir bilgilendirme yapmadığını, bu salgın hastalık nedeniyle gemi seyahatinin 2 gün önce bitirildiğini ve programda olduğu halde Dominik ve Bahamalar gezisinin yapılmadığını, bu iki ülkenin davacı tarafça önemli olduğunu ve gidilmeyeceğini bilmesi halinde geziden vazgeçmesinin söz konusu olacağını, bu nedenle hizmetin ayıplı olduğunu, yapılan yazışmalar neticesinde davalı tarafından mağduriyetin kabul edilerek %25 iadeyi(1150 Euro) kabul etmesine rağmen 640 Euro iade edildiğini beyan ederek; davanın kabulü ile 2.500,00 TL maddi, 2.500,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın gezi başlangıç tarihi olan 11/02/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE:
Davalı şirket ile Ö. Gıda San. Ve Tic.A.Ş. Arasında tur ve danışmanlık hizmet olarak 4.790,00 Euro bedelli bir anlaşma yapıldığını, bedelin 4.600 Euro'luk kısmının A.Koray Kuseyri tarafından kredi kartı ile ödendiğini ve şirket adına faturalandığını, davacı tarafından şirkete ödenmiş vize bedeli dışında ödediği herhangi bir bedelin bulunmadığını ve bu nedenle davanın husumet yönünden reddini talep etmiş, ayrıca davalı şirket ile ödemeyi yapan şirketin tacir sıfatında olduklarından bahisle görevsizlik itirazında bulunarak görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davalı şirketin adresinin İstanbul olması nedeniyle yetki itirazında bulunarak yetkili ve görevli mahkemesinin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ayrıca esasa ilişkin itirazlarda bulunarak yaşanan aksaklık nedeniyle tur yolcularına çeşitli imkanlar sunulduğunu ve yolcuların kabin bedellerinin %25'inin iade edildiğini, bu nedenle maddi tazminat talebinin reddinin gerektiğini, ayrıca kişilik haklarını zedeleyecek bir durum yaşanmadığı gerekçesiyle de manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:
Taraflar arasında düzenlenen paket tur sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında 6502 sayılı yasanın paket tur sözleşmesinin 51. Maddesi ve 7. fıkrası nazara alınarak ve hizmetten bir kısımdan faydalandığından tur bedelinin % 35'i oranında iadesi gerektiğinden davacının alacak talebinin kabulüne ve manevi tazminat yönünden de şartlar oluştuğundan kabulüne ilişkin karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEBİ:
Tur bedelinin A.K. K. tarafından ödendiğini vize haricinde davacı tarafından ödenen hiç bir bedel bulunmadığını görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun yetkili mahkemenin para borcu götürülecek borçlar olduğundan İstanbul mahkemeleri olduğu, Hatay Asliye Hukuk Mahkemesi yetkisine itiraz ettiklerini mahkemece somut gerekçe gösterilmeden reddedildiği, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, gemide yemeklerden ortaya çıkan bir görüş sebebi ile gemide bulunan tüm yolculara sağlığı tehdit altına girdiğinden Bahamalar limanına ulaşamadan Miami limanına geri dönüldüğü şirketin hiç bir kusur ve kastının olmadığı, mahkemece manevi tazminata hükmedilmiş ise de, manevi tazminat şartlarının oluşmadığı, kişilik haklarının zedelenmiş olması gerektiği bu nedenle mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAF DİLEKÇESİNE CEVAP VEREN DAVACI VEKİLİ:
Davalı vekilinin istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, tur sözleşmesi, ödeme belgeleri, bilirkişi raporu, tebligatlar ve tüm dosya kapsamı.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, tüketicinin açtığı paket tur sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.
HMK 355 maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan kamu düzenine aykırılık dışındaki incelemede;
Dosya içerisinde bulunan Gazella gemi turları kayıt ve sözleşme formuna göre davacı S. Ö. ile davalı Gazella turizm arasında sözleşme formunun düzenlendiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı yasanın 51. Maddesinde paket tur sözleşmesi düzenlenmiş olup, 51.Maddenin 6. fıkrasında paket tur sözleşmesinin esaslı unsurlarından birisinin değişmesi halinde sözleşmeden dönme hakkına sahip olduğu, ödemiş olduğu bedeli de kesinti yapmaksızın iade edilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiş, yine 7. fıkrasında tüketicinin sözleşmenin ifası süresince ortaya çıkan her türlü eksiklik nedeni ile bedelinin indirilmesi talep hakkı olduğu düzenlenmiş yine paket tur sözleşmeleri yönetmeliğinin 12. Maddesinde sözleşmenin eksik ifası düzenlenmiş ve 6502 sayılı yasanın 73/5 fıkrasında tüketici davalarının tüketicinin yerleşim yerinin bulunduğu yerdeki tüketici mahkemesinde de açılabileceği düzenlemesi vardır.
Somut olaya gelince; Davacının davalı ile yapmış olduğu gemi tur kayıt ve sözleşme uyarınca, katılmış olduğu gezide, davalı tarafın cevap dilekçelerinde de kabul ettikleri üzere tur sırasında meydana gelen söz konusu aksaklıklar nedeni ile turun programlandığı şekilde devam etmesinin engellendiği, gemi ile seyahat esnasında yemeklerden dolayı ortaya çıkan bir virüs sebebi ile gemide bulunan tüm yolcuların sağlığının tehdit altına girip, geminin rotasını değiştirdiğini, yemeklerden kaynaklı sağlık sorunlarının ortaya çıktığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
6502 sayılı yasanın 51/7 fıkrasında ve paket tur sözleşmeleri yönetmeliğinin 12. Maddesinde sözleşmenin eksik ifası başlığı ile katılımcı sözleşmenin ifası süresince ortaya çıkan her türlü eksikliği düzenleyiciye bildirileceği eksik giderilmediğinde katılımcının bedelden indirim talep hakkının bulunduğu, sözleşmeden dönülmede paket tur düzenleyicisinin ücret talep etme hakkının bulunmadığı ancak düzenleyicinin o ana kadar ifa etmiş olduğu edimler için katılımcıdan hizmetten faydalandığı oranda uygun bir karşılık talep edebileceği davacının hizmetin bir kısmından faydalandığından bilirkişi raporu ile faydalanan kısım yönü, ödenen miktara göre faydalanmadığı kısma yönelik iade miktarı hesaplandığından, tüketici tarafından talep edilen bedel iadesi yönündeki kararın 6502 sayılı yasanın 51. Maddesi ve paket tur sözleşmesi yönetmeliğinin 12. Maddesi uyarınca doğru olduğu, tüketici tarafından dosyada bulunan 11.05.2016 tarihli Ö. Gıd. San.ve Tic. A.Ş. tarafından şirket kartından yapılan ödemenin S. Ö. adına yapıldığına ilişkin belgenin dosya içerisinde olduğu, sözleşmenin davacı ile yapıldığı anlaşıldığından husumete itirazın reddi ve 6502 sayılı kanunun 73/5 maddesi uyarınca tüketicinin yerleşim yerinde dava açılacağından yetki itirazının reddi ve paket tur sözleşmeleri tüketici kanununda düzenlenmiş olup, görevli mahkeme tüketici mahkemesi olduğundan bu yöndeki mahkeme kararı yerinde olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf bu olay nedeni ile kişilik haklarından olan ruhsal bütünlüğün saldırıya uğraması nedeni ile manevi tazminat talep etmiş, davalı taraf manevi tazminatın şartlarından kişilik haklarına yönelik zedelenme olmadığından reddini talep etmiş, mahkemece manevi tazminat yönünden kabul kararı verilmiş olup, manevi tazminat bir olay sebebiyle duyulan manevi üzüntü ve zararın mümkün olduğu ölçüde giderilmesidir. Amaç, zarara uğrayanda bir huzur hissi vermektir. Bu nedenle manevi tazminat ne bir ceza ne de gerçek anlamda bir tazminattır. Manevi tazminat miktarını belirlerken Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafet ilkeleriyle bağlı kalmalı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, kusurlu eylemin mağdurda uyandırdığı elem ve ızdırabın derecesini, istek sahibinin toplumdaki yerini, kişiliğini, hassasiyet derecesini gözetmelidir. Takdir edilecek manevi tazminat, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, ne var ki mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanması amaç edinilmediğinden zenginleşme aracı da olmamalıdır. Gemi seyahati esnasında davalı vekilinin cevap dilekçesinde de belirttiği şekilde yemeklerden kaynaklı yolcukların sağlığı tehdit altında olduğu belirtilmiş, davalı şirketin gezi için gerekli ortamı sağlamayarak sorunların yaşanmasına neden olup, davacının yaşamış olduğu üzüntü ve stres nedeni ile kişilik haklarına ve ruhsal bütünlüğünün saldırıya uğramasına neden olduğundan ve sorunların yaşanmaması için gerekli tedbirleri almadığından gezi düzenleyen şirketin sorumluluğu bulunduğu, dava konusu olayın gelişimi ve yukarda belirtilen ilkeler gözetildiğinde, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf taleplerinin HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hükmün kurulmuştur.
HÜKÜM: 1-Hatay 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)'nin 19/10/2017 tarih 2016/333 Esas 2017/604 sayılı kararı usul ve yasaya uygun olmakla, davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md.si gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken istinaf karar harcı olan 383,62 TL nispi harçtan, peşin alınan 70,00 TL 'nin mahsubu ile bakiye 313,62 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-İstinaf yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, 6100 Sayılı HMK'nın 359/3 md. uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
HMK.'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 26.12.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (Sinerji Hukuk Yazılımları/ Sinerji Mevzuat ve İçtihat ProgramıI